T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
AYDIN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü
Sayı
:
87247876-105-27622
31.03.2017
Konu
:
Belge Düzeni
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzun incelenmesinden, ay sonunda otele giriş yapan müşterinin faturasını hizmetin tamamlandığı gün kesildiği belirtilerek, faturanın müşterinin çıkışında düzenlenmesinin doğru olup olmadığı ile hizmet tamamlanmamış olsa da ay dolduğu için faturanın kesilip kesilmeyeceği hususunda Başkanlığımızdan görüş talep ettiğiniz anlaşılmaktadır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak tanımlanmış, mezkûr Kanunun 231 inci maddesinin birinci fıkrasının 5 numaralı bendinde ise, "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.
KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi Kurum Kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Ticari kazancın tespitinde 'dönemsellik' ve 'tahakkuk esası' olmak üzere iki temel ilke geçerlidir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması, yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, bu işlemin miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır. Dönemsellik, tahakkuk etmiş bir gelir için söz konusudur. Bu esaslar dikkate alındığında, bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet veya tutar itibarıyla kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla, konaklama hizmetinde vergiyi doğuran olay, hizmet bedelinin tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın, hizmetin tamamlandığı anda gerçekleşmektedir. Hizmetin ertesi ay veya yılda tamamlanması halinde de hizmet bedelinin hizmetin tamamlandığı dönemin gelirine dahil edilmesi ve bu döneme ilişkin kurum kazancının bir unsuru olarak beyan edilmesi gerekmektedir.
KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun,
- 1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
- 10 uncu maddesinin (a) bendinde malın teslimi ve hizmetin ifası hallerinde malın teslimi, (b) bendinde ise malın teslimi veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgelerin verilmesi hallerinde bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi ile vergiyi doğuran olayın meydana geleceği
hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, otellerde verilen konaklama hizmetinin ifa edildiği tarih itibariyle (hizmetin son bulması ile müşterinin otelden ayrıldığı tarih) vergiyi doğuran olay meydana gelmektedir. Dolayısıyla müşterinin otelden ayrıldığı tarihte KDV hesaplanması gerektiği, ancak müşteri otelden ayrılmadan, sunulan konaklama hizmetinin bir kısmına ilişkin fatura düzenlenmesi halinde, düzenlenen faturada KDV hesaplanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.