İlgi yazınız ve eki ..... Esnaf Odasının yazısının incelenmesinden; Motorlu taşıtların trafik kuruluşlarında yapılan her türlü kayıt ve tescil işlemlerinin, iş takipçileri, trafik komisyoncuları veya trafik müşavirleri adı verilen kişiler tarafından araç sahiplerince kendilerine verilen vekaletname ile yürütüldüğü, sözü edilen hizmetlerin yasal açıdan tanımının yapılmadığından bahisle kayıt dışı kaldığı belirtilerek konunun Bakanlığımızca değerlendirilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinin birinci fıkrasında, her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançların ticari kazanç olduğu hükme bağlanmıştır.
Ticari faaliyet, bir türlü emek-sermaye organizasyonuna dayanmakta olup kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmaması böyle bir organizasyon tarafından icra edilen faaliyetin "ticari faaliyet" olma niteliğine etki etmemektedir. Ancak, bir faaliyetin "ticari faaliyet" sayılabilmesi için, kazanç sağlama niyet ve kastı gerekmemekle birlikte faaliyeti icra eden organizasyonun bütün unsurlarıyla birlikte değerlendirildiğinde kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Dolayısıyla, anılan faaliyetler neticesinde doğan kazançlar Gelir Vergisi Kanunun ticari kazanç hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulacaktır.
Diğer taraftan, münhasıran trafik takip işi ile iştigal edenlerden, Gelir Vergisi Kanununun 47 ve 48 inci maddelerinde yazılı şartları topluca taşıyanların basit usulde vergilendirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.