T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü
Sayı
:
11395140-105[229-2012/VUK-1- . . .]--1273
19/08/2013
Konu
:
Ecza depolarına satılan ilaçlara ilişkin sonradan ortaya çıkan fiyat düşüşleri nedeniyle düzenlenen fiyat farkı faturalarındaki tutarlarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hk.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, şirketinizin ecza depolarına ilaç satışı faaliyetinde bulunduğu, 2011 yılında ecza depolarına satılan ilaçlara ilişkin Sağlık Bakanlığının 14/04/2012 tarihli “Beşeri İlaçların Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ” de eczacıların fiyat düşüşleri sebebiyle stoklarındaki ürünlerden doğan zararlarının ilaç firmalarınca karşılanmasının öngörüldüğü ve ecza depolarınca şirketinize fiyat farkı faturaları düzenlendiği belirtilerek, söz konusu fatura tutarlarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40 ıncı maddesinde ise; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik İlkesi” ile “tahakkuk esası ilkesi”dir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar veya mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Dönemsellik ilkesi ise bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.
Öte yandan, anılan Tebliğin 9 uncu maddesiyle değiştirilen22/9/2007 tarihli ve 26651 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Beşeri İlaçların Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğin 9 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında,
“………Depocuya satış fiyatı belirlenirken referans fiyata uygulanan oranların düşüşü nedeniyle eczane stoklarında meydana gelebilecek stok zararları, firmalar tarafından eczane depolarına, depolar tarafından da eczanelere ödenir. Bu kapsamda yapılacak işlemlerde, eczacılar tarafından İlaç Takip Sistemine yapılan bildirimler esas alınır. İlaç Takip Sistemine kayıt edilmiş ve fiyat düzenlemelerinden etkilenmiş olan eczane stoklarındaki ilaçların eczaneye maliyeti farklarının toplam tutarı, ruhsat sahipleri tarafından fiyat değişikliğinin duyurulduğu tarihten sonra, en geç 15 gün içerisinde eczane depolarına, ecza depoları tarafından da eczanelere en geç 15 gün içerisinde ödenir.”
açıklaması yapılmıştır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre; şirketiniz tarafından 2011 yılında ecza depolarına satışı yapılan, ancak, Sağlık Bakanlığının Tebliğ ile fiyatlarında indirim yapılmasına karar verilen ilaçların fiyatlarındaki indirimden kaynaklanan farkların ilaç firmalarınca karşılanacağının öngörülmesi nedeniyle, ecza depolarınca 2012 hesap döneminde fatura düzenlenmek suretiyle şirketinize yansıtılan 2011 yılına ilişkin fiyat farklarının, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olduğunun kabulü ve 2012 yılında kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkündür.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.