VERGİ USUL KANUNU

Geçici vergi için vergi ziyaı cezasının bu verginin ilgili olduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden, takdir komisyonu kararı, inceleme raporu veya kendiliğinden verilen beyannamenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihe kadar hesaplanması gerekmekt

B.07.0.GEL.0.30/3014-344-704/4972
2003-02-03
↗ GİB Resmi Sayfada Görüntüle
Özelge Tam Metni

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

Gelirler Genel Müdürlüğü

SAYI   :

B.07.0.GEL.0.30/3014-344-704/4972                                   03.02.2003

KONU :

..................... VALİLİĞİ

(Defterdarlık: Usul Gelir Müdürlüğüne)

İLGİ

:

.....................

gün ve

.....................

sayılı yazınız.

İlgide kayıtlı yazınız ekinde Bakanlığımıza intikal eden ve İliniz

.....................

Vergi Dairesi Müdürlüğüne verilen 12.12.2002 tarih ve 1741-8678/16472 sayılı özelgeniz ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.

Bilindiği üzere; geçici vergi 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 120. maddesi ile 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 25. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddeler uyarınca bir önceki takvim yılında dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup edilmekte, mahsup dönemi geçtikten sonra bu vergiye ilişkin olarak ikmalen veya re'sen tarhiyat yapılması halinde de geçici vergi aslı aranılmaksızın bu vergi için vergi ziyaı cezası kesilmekte ve mahsup tarihi esas alınmak suretiyle gecikme faizi hesaplanmaktadır.

Öte yandan, vergi ziyaı 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 341. maddesinde mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi olarak tanımlanmakta ve vergi ziyaına sebebiyet verenlere uygulanacak vergi ziyaı cezası da 344. maddede düzenlenmiş bulunmaktadır. Sözü edilen maddede vergi ziyaı suçu işleyenlere uygulanacak vergi ziyaı cezasının ziyaa uğratılan verginin bir katına, bu verginin kendi kanununda belirtilen normal vade tarihinden cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için, bu Kanunun 112. maddesine göre ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden hesaplanan gecikme faizinin yarısının eklenmesi suretiyle bulunacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümle vergi ziyaı cezasının hesaplanması, cezaya ilişkin ihbarnamenin düzenlenme tarihine bağlanmakla birlikte ihbarnamenin düzenlenmesinin gecikmesi halinde idareden kaynaklanan bu gecikme nedeniyle mükelleflerin mağdur olmamaları için; vergi ziyaı cezasının hesaplanmasında takdir komisyonu kararı veya inceleme raporunun yada kendiliğinden verilen beyannamenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihin esas alınması uygun görülmüş ve buna ilişkin açıklama 280 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Ayrıca; 2000/6 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu İç Genelgesinde de gelir ve kurumlar vergileri için vergi ziyaı cezasının taksit dönemleri dikkate alınmaksızın, ziyaa uğratılan vergi miktarı esas alınmak ve bu miktar gecikme faizine endekslenmek suretiyle hesaplanması gerektiği açıklanmıştır.

Yukarıdaki hükümler ve açıklamalar göz önüne alındığında, vergi ziyaı cezasının gecikme faizine endekslenmesi suretiyle ceza hesaplanması işlemi, bir faiz hesaplama işlemi niteliği taşımamakta; sadece bu uygulama ile cezanın değerinin korunması amaçlanmakta, bunun sonucu olarak da geçici vergi için vergi ziyaı cezasının bu verginin ilgili olduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden, takdir komisyonu kararı, inceleme raporu veya kendiliğinden verilen beyannamenin vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarihe kadar hesaplanması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini ve gereğinin buna göre yerine getirilmesini rica ederim.

Bakan a.