T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü
Sayı
:
99689007-105[VUK:3-12]-E.18045
12.06.2020
Konu
:
Merkezi Yurt Dışında Bulunan İnternet Sitesinde Yapılan Alış ve Satış işlemlerinde Belge Düzeni
İlgide kayıtlı özelge talep formunda; internet vasıtasıyla www…. ve www…. alışveriş sitelerine hem alıcı, hem de satıcı olarak kayıt olduğunuzu belirterek, yabancı ülke alışveriş sitesinden almış olduğunuz emtia alım belgesini alış belgesi olarak kullanıp kullanamayacağınızı, yabancı ülkede bulunan müşterilere satışlarınız için satış faturası düzenleyip düzenlemeyeceğinizi, kazançlarınızın gelir ve katma değer vergisine tabi olup olmadığı hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.
I- GELİR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde "
Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabiidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.
" hükmüne yer verilmiş olup, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde; Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, aynı Kanunun;
- 4 üncü maddesinde, "
Aşağıda yazılı kimseler Türkiye'de yerleşmiş sayılır.
1. İkametgâhı Türkiye'de bulunan (İkametgâh, Kanunu Medeni'nin 19'uncu ve müteakip maddelerinde yazılı olan yerlerdir.)
2. Bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici ayrılmalar Türkiye'de oturma süresini kesmez.)
"
- 37 nci maddesinde ise, "
Her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.
"
hükümleri yer almaktadır.
Öte yandan, anılan Kanunun "
Yabancı Memleketlerde Ödenen Vergilerin Mahsubu
" başlıklı 123 üncü maddesinde, tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergilerin, Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirileceği, indirilecek miktarın gelir vergisinin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından fazla olması halinde, aradaki farkın dikkate alınmayacağı hüküm altına alındıktan sonra, yurt dışında ödenen vergilerin indirilebilmesi için;
1. Yabancı memlekette ödenen vergilerin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması,
2. Yabancı memlekette vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikalarla tevsik edilmesi
gerektiği belirtilmiştir.
Buna göre, internet sitesi üzerinden gerçekleştirilen mal alım satımları nedeniyle elde edilen kazancın Gelir Vergisi Kanununun ticari kazançlara ilişkin hükümleri çerçevesinde vergiye tabi tutulması gerekmekte olup, Türkiye'de yerleşik olmanız nedeniyle tam mükellefiyet esasına tabi olduğunuzdan ticari faaliyet kapsamında hem yurt içine, hem de yurt dışına yaptığınız mal satışları dolayısıyla elde edeceğiniz kazancın tamamının beyan yoluyla Türkiye'de vergilendirilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, bu kazanç nedeniyle yurt dışında şahsi gelir vergisi ödenmesi halinde bu vergilerin, ödendiğinin Kanunda belirtilen şekilde tevsik edilmesi şartıyla, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsubu mümkün bulunmaktadır.
II- KATMA DEĞER VERGİ KANUNU UYGULAMASI:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;
- (1/1) maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,
- (1/2) maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu,
- (6/a) maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını ifade ettiği
hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, tarafınızca yurt dışında yerleşik kişi ve kurumlardan internet üzerinden alınan ve yine internet üzerinden Türkiye'ye getirilmeden yurt dışında yerleşik kişi ve kurumlara satılan malların teslim anında Türkiye'de bulunmaması nedeniyle KDV hesaplanmayacaktır.
III- VERGİ USUL KANUNUNU UYGULAMASI:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun;
- 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, "
Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.
",
- 229 uncu maddesinde, "
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.
",
- (231/5) maddesinde, "
Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azamî yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.
",
- 232 nci maddesinde, "
Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:
1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;
2. Serbest meslek erbabına;
3. Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;
4. Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;
5. Vergiden muaf esnafa
sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.
Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tesbit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin 50.000.000 lirayı (2019 yılı için 1.200 TL) geçmesi veya bedeli 50.000.000 liradan (2019 yılı için 1.200 TL) az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir.
",
hükümlerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "B- Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler" bölümünde; "
...
Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan, iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.
Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe'ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.
Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelenir düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.
" açıklamalarına yer verilmiştir.
Buna göre;
- Yurt dışındaki müşterilerinize yaptığınız satışlarınız için tarafınızca müşteriniz adına satış bedeli üzerinden fatura düzenlenmesi,
- Yurt dışındaki mukim kişi veya kuruluşlardan yapılan alımlarınızın, Vergi Usul Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde belirtilen fatura veya fatura yerine geçen belge ya da ilgili ülke mevzuatına göre muteber bir belge ile tevsik edilmesi
gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.