VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU

Veraset ve intikal vergisi beyannamesinde mirasın nasıl beyan edileceği hk.

97895701-160[1-2013/5-1.2.858]-759
2013-05-22
↗ GİB Resmi Sayfada Görüntüle
Özelge Tam Metni

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sayı

:

97895701-160[1-2013/5-1.2.858]-759

22/05/2013

Konu

:

Veraset ve intikal vergisi beyannamesinde mirasın nasıl beyan edileceği hk.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, eşiniz ... 'in 14.11.2012 tarihinde vefat ettiği belirtilerek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda belirtilen "Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi" çerçevesinde veraset ve intikal vergisi beyanının ne şekilde yapılacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün bildirilmesi istenilmektedir.

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu hükme göre, malların veraset yoluyla veya her ne şekilde olursa olsun karşılıksız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup, verginin mükellefi veraset yoluyla veya karşılıksız olarak mal iktisap eden kişilerdir.

4721 sayılı Medeni Kanun ile yapılan en önemli değişikliklerden birisi, eşler arasında kanuni rejim olarak edinilmiş mallara katılım rejiminin kabul edilmesi olmuştur.

Eski Medeni Kanun döneminde, eşler arasında evlilik birliği sona erdiğinde, evlilik içerisinde edinilen mallar kimin üzerine kayıtlı ise, onun üzerinde kalmaya devam etmekte, diğer eş yasal olarak hiçbir hak ve alacak talep edememekte idi.

743 sayılı Türk Kanunu Medenisi; yasal mal rejimi olarak mal ayrılığını, akdi rejim olarak da, mal birliği, mal ortaklığı ve sınırlı mallarda ortaklık mal rejimini kabul etmişti. 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ise; eşler arasında yasal rejim olarak "edinilmiş mallara katılma" rejimini,  akdi mal rejimleri olarak da, mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimini kabul etmiştir.

Mal ayrılığında; eşlerden her biri, kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (T.K.M. md.186/1). Eşlerden her birinin mallarının geliri ve kendi kazançları yine kendilerine (T.K.M. md.189) aittir. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 152'nci maddesi gereğince evin intihabı, karı ve çocukların münasip veçhile iaşesi kocaya aittir. 153'üncü madde gereğince de eve kadın bakar. Başka bir ifade ile 743 sayılı Kanuna göre; kadının eve bakması ve ev işlerini yapması yasal ödevidir  (Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2008 gün 2008/2-432 E.-444 K. sayılı ilamı).

Bu açıklamalar çerçevesinde;

-01.01.2002 tarihinden öncesinde başlayıp devam eden evliliklerde, eşler ayrıca mal rejimi sözleşmesi yapmamışlarsa, 31.12.2001 tarihine kadar "

Mal Ayrılığı

" rejimine,  01.01.2002 tarihinden itibaren ise "

Edinilmiş Mallara Katılma

" rejimine tabi olmaları,

-01.01.2002 tarihinden önce eşlerin her birinin üzerine kayıtlı olan mallar kendisinde kalmaya devam etmekte ve herhangi bir sözleşme yapmamış oldukları takdirde, 01.01.2002 tarihinden sonrası için bu mallar kimin üzerinde kayıtlı ise onun kişisel malı sayılması,

-01.01.2002 tarihinden sonra evlenen eşler sözleşme ile anılan Kanunda belirlenen mal rejimlerinden birini seçmedikleri takdirde edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiş sayılmaktadırlar. Bu itibarla, eşler sözleşme ile mal rejimlerinden birini seçmiş olmaları halinde seçilen mal rejimine, seçmemişlerse edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olmaları gerektiğinden, sağ kalan eşe ait olduğu kabul edilen mallar ayrıldıktan sonra kalan tereke üzerinden miras paylaşılacağından, mirasçılar tarafından verilecek veraset ve intikal vergisi beyannamesinde sağ kalan eşe ait malların beyan edilmemesi,

gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.