GELİR VERGİSİ KANUNU

Girişim sermayesi fonuna yatırılan tutarın GMSİ beyanından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

62030549-120[89-2021/121]-554699
2022-05-23
↗ GİB Resmi Sayfada Görüntüle
Özelge Tam Metni

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Defterdarlığı

Gelir Kanunları Gelir Ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı

:

E-62030549-120[89-2021/121]-554699

23.05.2022

Konu

:

Girişim sermayesi fonuna yatırılan tutarın GMSİ beyanından indirim konusu yapılıp yapılamayacağı.

İlgi

:

20/01/2021 tarihli ve 369223 sayılı özelge talep formu.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; gayrimenkul sermaye iradı yönünden gelir vergisi mükellefi olduğunuzu ve kira gelirleriniz nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi verdiğinizi belirterek, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre gerekli şartları taşımanız halinde, girişim sermayesi fonuna yatıracağınız tutarların, yıllık gelir vergisi beyannameniz üzerinden indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmış olup konuya ilişkin Başkanlığımız görüşüne aşağıda yer verilmiştir.

Bilindiği üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ikinci kitabında 172 ve 173 üncü maddelerde defter tutma mecburiyeti bulunanlara ve istisnalarına; 176 ila 181 inci maddelerde defter tutma bakımından tüccarlara; 182 nci ve müteakip maddelerde ise, bilanço ve işletme esasına göre defter tutmaya ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Bu kapsamda, mezkûr Kanunun ikinci kitabının üçüncü bölümünde

"bilanço esasına göre defter tutma"

ya ilişkin hükümler yer almakta olup, bu bölüm kapsamındaki 192 nci maddede "

Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hulasasıdır.

Bilanço aktif ve pasif olmak üzere iki tabloyu ihtiva eder.

Aktif tablosunda mevcutlar ile alacaklar (ve varsa zarar), pasif tablosunda borçlar gösterilir. Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark, müteşebbisin işletmeye mevzu varlığını (Öz sermayeyi) teşkil eder.

Öz sermaye pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif tablolarının toplamları denkleşir. İhtiyatlar ve kar ayrı gösterilseler dahi öz sermayenin cüzileri sayılırlar."

hükümleri yer almaktadır.

Bunun yanı sıra; aynı Kanunun 325/A maddesinde ise

"Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye'de kurulmuş veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabilir. Bu fon, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin %10'unu ve öz sermayenin %20'sini aşamaz.

Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulur. Mükelleflerce, fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir.

Bu fon; amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki, işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde bu maddede belirtilen amaçla yeniden kullanılmaması halinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir."

hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır.

Ayrıca; mezkûr Kanunun 175 ve mükerrer 257 nci maddelerinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak; muhasebenin temel kavramları, muhasebe politikalarının açıklanması, mali tablolar ilkeleri, mali tabloların düzenlenmesi ve sunulması, tekdüzen hesap çerçevesi, hesap planı ve işleyişine ilişkin açıklamalar, 26.12.1992 tarihli ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer Tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır.

Diğer taraftan; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun

"Diğer İndirimler"

başlıklı 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendiyle, gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, 213 sayılı Kanunun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10'unu aşmayan kısmının indirilebileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (12) numaralı bendi dikkate alındığında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 325/A maddesi kapsamında, bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükelleflerinin yanı sıra bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükelleflerinin de girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından girişim sermayesi fonu ayırabilme imkânları bulunmakta olup gayrimenkul sermaye iradı mükelleflerinin defter tutma yükümlülüklerinin bulunmaması ve buna bağlı olarak da pasifte geçici bir hesap açamayacak olmalarından dolayı söz konusu düzenlemeden yararlanması mümkün bulunmamaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.