GELİR VERGİSİ KANUNU

Yurt Dışında Elde Edilen Hisse Senedi ve Temettü Gelirlerinin Vergilendirilmesi hk.

E-34566971-120-41183
2025-12-19
↗ GİB Resmi Sayfada Görüntüle
Özelge Tam Metni

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Kastamonu Defterdarlığı

Gelir Yönetimi Ve Denetim Müdürlüğü

Sayı

:

E-34566971-120-41183

19.12.2025

Konu

:

Yurt Dışında Elde Edilen Hisse Senedi ve Temettü Gelirlerinin Vergilendirilmesi

İlgi

:

a)

22.04.2025 tarihli ve 27640 kayıt sayılı başvuru / dilekçe.

b)

06.06.2025 tarihli ve38583 kayıt sayılı başvuru / dilekçe.

c)

10.06.2025 tarihli ve 38738 kayıt sayılı başvuru / dilekçe.

İlgide kayıtlı özelge talep formlarınızın incelenmesinden, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yer alan menkul kıymet borsasında işlem gören hisse senetleri kaynaklı gelirler üzerinden, kaynakta vergi kesintisi yapıldığı ve bu verginin ABD gelir idaresi tarafından alınan IRS 1042-S beyanname formu ile belgelendiği belirtilerek, yurt dışından elde edilen söz konusu gelirlerin beyanı sırasında yurtdışında ödenen vergilerin mahsup edilebilmesi için Apostille onayı almış IRS 1042-S beyanname formunun yeterli olup olmayacağı hususunda görüş talep edildiği anlaşılmaktadır.

GELİR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun

"Mükellefler"

başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında,  Türkiye'de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirileceği hükme bağlanmış olup anılan Kanunun;

-75 inci maddesinde;

"Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısıyla elde ettiği kar payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.

Kaynağı ne olursa olsun aşağıda yazılı iratlar menkul sermaye iradı sayılır:

1. Her nevi hisse senetlerinin kâr payları (kurucu hisse senetleri ve diğer intifa hisse senetlerine verilen kâr payları ve pay sahiplerine hazırlık dönemi için faiz olarak veya başka adlarla yapılan her türlü ödemeler ile Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonları katılma belgelerine ödenen kâr payları ile konut finansmanı fonlarını temsilen ihraç edilen ipoteğe dayalı menkul kıymetlere ve varlık finansmanı fonlarını temsilen ihraç edilen varlığa dayalı menkul kıymetlere ödenen faiz, kâr payı veya benzeri gelirler dâhil.);

...",

-

"Değer Artışı Kazançları"

başlıklı mükerrer 80 inci maddesinde;

"Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

1. İvazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar.

...

Bu maddede geçen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder.

..." ,

-

"Gelirin Toplanması ve Beyan"

başlıklı 85 inci maddesinde;

"Mükellefler, ikinci maddede yazılı kaynaklardan bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratları için bu kanunda aksine hüküm olmadıkça yıllık beyanname verirler. Bu kanuna göre beyanı gereken gelirlerin yıllık beyannamede toplanması zorunludur.

...",

-

"Toplama Yapılmayan Haller"

başlıklı 86 ncı maddesinde;

"Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dâhil edilmez.

1.Tam mükellefiyette;

...

d) Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı (329 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2025 yılı için 18.000 TL.) aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.

..."

- 123 üncü maddesinde;

"Tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı memleketlerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergiler, Türkiye'de tarh edilen Gelir Vergisi'nin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirilir.

Birinci fıkra hükmünce indirilecek miktar Gelir Vergisi'nin yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından fazla olduğu takdirde, aradaki fark nazara alınmaz.

Gelir Vergisi'nin yabancı memlekette elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmı, bunların gelire olan nispeti üzerinden hesaplanır.

Birinci fıkrada yazılı vergi indiriminin yapılması için:

1.Yabancı memlekette ödenen vergilerin gelir üzerinden alınan şahsi bir vergi olması;

2.Yabancı memlekette vergi ödendiğinin yetkili makamlardan alınan ve mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa orada Türk menfaatlerini koruyan memleketin aynı mahiyetteki temsilcileri tarafından tasdik olunan vesikalarla tevsik edilmesi;

Şarttır.

2 numarada yazılı vesikalar taksit zamanına kadar gelmemiş olursa, yabancı memlekette elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden vergi kısmı bir yıl süre ile ertelenir.

Aranan vesikalar bu süre zarfında vergi dairesine ibraz edildiği takdirde vergi tenzil edilir; süre geçtikten sonra erteleme hükmü kalkar ve vesikalar ibraz edilse bile nazara alınmaz. Vergi Usul Kanunu'nda yazılı mücbir sebeplere ait hükümler mahfuzdur.

Yabancı memleketlerde ödenen vergilerin ilgili bulundukları kazanç ve iratlar mükellef tarafından hangi yılın gelirine ithal edilmişse, bu vergiler de o gelire ait vergiden indirilir.

..."

hükümlerine yer verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Türkiye'de tevkif yoluyla vergilendirilmeyen ve istisna uygulamasına konu olmayan yurt dışından elde edilen kar paylarının tamamının, menkul sermaye iradı olarak değerlendirilerek Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi gereğince ilgili yıla ilişkin beyan haddinin (2025 yılı için 18.000 TL) aşılması durumunda; yurt dışı borsalarda işlem gören hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağladığınız kazançların ise değer artışı kazancı olarak değerlendirilerek herhangi bir beyan haddi veya istisna uygulanmaksızın, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmektedir.

Söz konusu gelirlerle ilgili olarak yurt dışında ödemiş olduğunuz vergilerin ise yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisi tutarından, anılan Kanunun 123 üncü maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde indirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan apostil, bir belgenin gerçekliğinin tasdik edilerek başka bir ülkede yasal olarak kullanılmasını sağlayan bir belge onay sistemidir. Apostil kullanım kuralları 5/10/1961 tarihli Lahey Konferansı'yla (Konvansiyonu) kararlaştırılan "Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi (APOSTILLE)" ile tespit edilmiş ve bu sözleşme Türkiye için 29/9/1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Buna göre, apostil tasdik şerhi taşıyan bir belge Lahey Konferansının tüm üye ve taraf devletlerinde geçerli bir belge olarak kabul edilir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, yazınıza konu IRS 1042-S beyanname formuna "Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi (APOSTILLE)" hükümlerine göre şerh tatbik edilmiş olması ve aracı kurum vasıtasıyla elde edilen hisse senedi kaynaklı gelirleriniz üzerinden ABD'de tevkif suretiyle ödenen vergilerin bu belge ile tevsiki halinde, Apostil tasdik şerhi taşıyan söz konusu belgeler için mahallindeki Türk elçilik veya konsoloslukları, yoksa mahallinde Türk menfaatlerini koruyan ülkenin aynı nitelikteki temsilcileri tarafından tasdik şartı aranmadan, yurtdışında tevkif suretiyle ödenen vergilerin 193 sayılı Kanunun 123 üncü maddesine göre Türkiye'de mahsuba konu edilmesi mümkündür.

ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI YÖNÜNDEN:

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile ABD Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması (Anlaşma) 01/01/1998 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.

Türkiye mukimi kişinin ABD'den elde ettiği temettü gelirlerinin vergilendirilmesinin söz konusu Anlaşmanın aşağıda yer verilen 10 uncu maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

"1. Bir Akit Devlet mukimi tarafından diğer Akit Devletin bir mukimine ödenen temettüler, bu diğer Devlette vergilendirilebilir.

2. Bununla beraber, söz konusu temettüler, aynı zamanda, ödemeyi yapanın mukimi olduğu Devlette ve bu Devletin mevzuatına göre de vergilendirilebilir; ancak temettünün gerçek lehdarı diğer Akit Devletin mukimi ise bu şekilde alınacak vergi;

a) gerçek lehdar, temettüyü ödeyen şirketin oy gücüne haiz hisselerinin en az % 10'una sahip bir şirketse, gayrisafi temettü tutarının yüzde 15'ini;

b) tüm diğer durumlarda gayrisafi temettü tutarının yüzde 20'sini

aşmayacaktır."

Buna göre, Türkiye mukimi bir gerçek kişiye ABD mukimi şirketlerden yapılan temettü ödemelerini vergilendirme hakkı Türkiye'ye ait olmakla birlikte, ABD'nin de aynı maddenin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca ödenecek gayrisafi temettü tutarının %20'sini aşmamak üzere vergilendirme hakkı bulunmaktadır.

Diğer taraftan Anlaşmanın

"Değer Artış Kazançları"

başlıklı 13 üncü maddesinin 5 inci fıkrasında,

"Bundan önceki fıkralarda değinilenlerin dışında kalan varlıkların elden çıkarılmasından doğan kazançlar, yalnızca elden çıkaranın mukim olduğu Devlette vergilendirilebilecektir. Bununla beraber, bundan önceki cümle hükümleri, Devletlerden birinin kendi mevzuatına göre, diğer Akit Devletin bir mukiminin ilk bahsedilen Devlette mukim bir şirketin ihraç ettiği hisse senetlerini veya tahvilleri (o Devletin bir menkul kıymetler borsasına kaydedilmiş hisse senetleri ve tahvilleri hariç) elden çıkarması dolayısıyla elde ettiği kazançlar üzerinden vergi alma hakkını etkilemeyecektir. Ancak bunun için, iktisap ile elden çıkarma arasındaki sürenin bir yılı geçmemesi gerekir."

hükmüne yer verilmiştir.

Bu kapsamda, Türkiye mukimi bir kişinin ABD mukimi bir şirketin ihraç ettiği hisse senetlerini elden çıkarmasından doğan kazançlarını vergileme hakkı yalnızca Türkiye'ye ait bulunmakta olup bu durumda vergileme iç mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacaktır. Bununla birlikte hisse senetlerinin (ABD Menkul Kıymetler Borsasına kaydedilmiş hisse senetleri ve tahvilleri hariç) iktisap tarihi ile elden çıkarma tarihi arasında 1 yıldan daha kısa bir süre olması durumunda ise ABD'nin de hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar üzerinden vergi alma hakkı olabilecektir.

Anlaşmanın ABD'ye de vergi alma hakkı verdiği durumlarda, ortaya çıkabilecek çifte vergilendirme durumu, ABD'de ödenen vergilerin Türkiye'de ödenecek vergilerden, söz konusu Anlaşmanın

"Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi"

başlıklı 23 üncü maddesi uyarınca mahsup edilmesi yoluyla önlenecektir. Ancak

söz konusu mahsup, Amerika Birleşik Devletleri'nde vergiye tabi gelir için, mahsuptan önce Türkiye'de hesaplanan gelir vergisi tutarını aşmayacaktır.

Anlaşma hükümlerinden yararlanabilmeniz için Türkiye'de tam mükellef olduğunuzun ve tüm dünya kazançları üzerinden ülkemizde vergilendirildiğinizi tevsik eden mukimlik belgesini ABD yetkili makamlarına ibraz etmeniz gerekecektir. Söz konusu belgenin düzenlenerek verilebilmesi için ise Gelir İdaresi Başkanlığının

www.gib.gov.tr

sayfasından ulaşılabilecek olan 20/12/2013 tarihli ve 3 sayılı Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Sirküleri'nde yapılan açıklamalara göre başvuruda bulunulması gerekmektedir. Ayrıca, Başkanlığımız

https://dijital.gib.gov.tr/

bağlantı adresi üzerinden interaktif ortamda mukimlik belgesi başvurusunda bulunmak da mümkündür.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(***)

Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.