KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU

Gazi Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi hk.

E-84974990-130[KDV-3/İ/42/2025-1]-771355
2025-12-30
↗ GİB Resmi Sayfada Görüntüle
Özelge Tam Metni

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Defterdarlığı

Gelir Kanunları Kdv ve Ötv Grup Müdürlüğü

Sayı

:

E-84974990-130[KDV-3/İ/42/2025-1]-771355

30.12.2025

Konu

:

Gazi Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi

İlgi

:

… Evrak kayıt tarihli özelge talep formunuz.

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda;

-3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 11/1-a ve 13/n maddeleri kapsamında istisna uygulanarak gerçekleştirilen teslim ve hizmetler için bildirimlerin ne şekilde yapılacağı,

-6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28/2 maddesi gereğince KDV istisna sertifikasına istinaden bildirimlerin ne şekilde yapılacağı,

-2547 sayılı Kanunun 58/k maddesi kapsamında görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'inin herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödeneceği belirtildiğinden gelir ve damga vergisi kesintisi uygulanmayan öğretim elemanına yapılan ödemelerin bildirilip bildirilmeyeceği,

-Sözleşmelere ait damga vergisinde 5746 sayılı Kanun kapsamında damga vergisi istisnasından yararlananlara ait bildirimlerin ne şekilde yapılacağı

hususlarında Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.

GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde; "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında da, "'Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

..." hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 238 inci maddesinin birinci fıkrasında; işverenlerin her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecbur oldukları hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (k) fıkrasında; "Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dahil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanlarına ödenecek gelirin yüzde 85'i herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.

5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun "Tanımlar" başlıklı 2 nci maddesinde;

"a) Araştırma ve geliştirme faaliyeti (Ar-Ge): Araştırma ve geliştirme, kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmaları, çevre uyumlu ürün tasarımı veya yazılım faaliyetleri ile alanında bilimsel ve teknolojik gelişme sağlayan, bilimsel ve teknolojik bir belirsizliğe odaklanan, çıktıları özgün, deneysel, bilimsel ve teknik içerik taşıyan faaliyetleri,

b) Yenilik: Sosyal ve ekonomik ihtiyaçlara cevap verebilen, mevcut pazarlara başarıyla sunulabilecek ya da yeni pazarlar yaratabilecek; yeni bir ürün, hizmet, uygulama, yöntem veya iş modeli fikri ile oluşturulan süreçleri ve süreçlerin neticelerini,

...

ç) Ar-Ge projesi: Amacı, kapsamı, genel ve teknik tanımı, süresi, bütçesi, özel şartları, diğer kurum, kuruluş, gerçek ve tüzel kişilerce sağlanacak aynî ve/veya nakdî destek tutarları, sonuçta doğacak fikri mülkiyet haklarının paylaşım esasları tespit edilmiş ve Ar-Ge faaliyetlerinin her safhasını belirleyecek mahiyette ve bilimsel esaslar çerçevesinde gerçekleştirilen ve araştırmacı tarafından yürütülen projeyi,

...

j)Tasarım faaliyeti: Sanayi alanında ve Cumhurbaşkanının uygun göreceği diğer alanlarda katma değer ve rekabet avantajı yaratma potansiyelini haiz, ürün veya ürünlerin işlevselliğini artırma, geliştirme, iyileştirme ve farklılaştırmaya yönelik yenilikçi faaliyetlerin tümünü,

... ifade eder" hükmüne yer verilmiştir.

Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliğinin "Ar-Ge ve yenilik sayılmayan faaliyetler" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, pazarlama faaliyetleri, piyasa taramaları, pazar araştırması ya da satış promosyonu, kalite kontrol ve sosyal bilimlerdeki araştırmalar gibi bazı faaliyetlerin bu Yönetmeliğin uygulanmasında Ar-Ge ve yenilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmeyeceği açıklamasına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, üniversite sanayi işbirliği ile sanayimizin rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen ileri teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması; üniversite sanayi işbirliği projeleriyle de, üniversite/kamu araştırma merkez ve enstitülerindeki bilgi birikimi ve teknolojinin, Türkiye'de yerleşik ve proje sonuçlarını Türkiye'de uygulamayı taahhüt eden kuruluşların ihtiyaçları doğrultusunda, ürüne ya da sürece dönüştürülerek sanayiye aktarılması yoluyla ticarileştirilmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, bir proje ve faaliyetin, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (k) fıkrasına göre üniversite-sanayi işbirliği kapsamında yürütülen ve yukarıda tanımlanan araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projesi veya faaliyeti olması ve bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilmesi halinde, bu projelerde görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'inin, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmaksızın ödenmesi mümkün bulunmaktadır.

Buna göre, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (k) fıkrası kapsamda öğretim elemanlarına yapılan ödemeler için de ücret bordrosu düzenlenmesi veya diğer ücret ödemeleri için düzenlenen ücret bordrolarında bu ödemelerin de gösterilmesi zorunlu olup, ücret bordrosunda gösterilen bu ödemelerin yüzde 85'inin gelir vergisi matrahına dahil edilmemesi gerekmektedir.

Ayrıca konu ile ilgili herhangi bir bildirimde bulunulması gerekmemektedir.

DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında, Kanun kapsamındaki her türlü Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri ile tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlardan damga vergisi alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunda yer alan damga vergisi istisnasına ilişkin açıklamalar 30/09/2016 tarihli ve 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5 Seri No.lu 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Söz konusu Tebliğin "İşlem yapan kurum ve kuruluşların sorumluluğu" başlıklı bölümünde,

"(1) Damga vergisi istisnası uygulayarak işlem yapan noter, resmi daireler, diğer kamu kurum ve kuruluşları gibi kurum ve kuruluşların; Ar-Ge, yenilik veya tasarım faaliyetlerine ilişkin olarak düzenlenen kağıtlarla ilgili olup istisna uygulanması sebebiyle ilgililerine ödettirilmeyen veya ödeme sırasında tevkif edilmeyen damga vergilerine ilişkin olarak işlemin yapıldığı tarihi izleyen bir ay içinde bu Tebliğin Ek-1'inde yer alan "Ar-Ge, Yenilik ve Tasarım Faaliyetleri ile Siparişe Dayalı Projelere İlişkin Olarak Damga Vergisi İstisnasından Yararlananlara Ait Bildirim"i doldurmak suretiyle, ilgililerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri zorunludur. Damga vergisi istisnası uygulanan kağıtların, bir aylık sürenin geçirilmemesi kaydıyla, aynı bildirim ile toplu olarak bildirilmesi mümkün bulunmaktadır.

(2) 5746 sayılı Kanun uyarınca gelir vergisi stopajı teşviki kapsamında yer alan Ar-Ge ve destek personeline yapılan ücret ödemeleri için gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkin bildirim verilmesi halinde, damga vergisi istisnası da uygulanan bu ücret ödemeleri nedeniyle düzenlenen kağıtlar için ayrıca bildirim verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak, gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkin bildirime dahil edilmeyen personele ödenen ücretlere dair kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanması durumunda, bu kağıtlar için muhtasar beyannamenin verildiği vergi dairesine ayrıca bildirim verilecektir." denilmiştir.

Buna göre, Kurumunuzun 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında yaptığı işlemler için tebliğde yer alan açıklamalar çerçevesinde bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır.

Öte yandan, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58/k fıkrasında; "Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu gelirlerden (b) fıkrası uyarınca yapılacak olan kesintiler de dâhil herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'i, herhangi bir vergi kesintisi yapılmaksızın ilgili öğretim elemanına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır." denilmiştir.

Buna göre, gerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda gerekse 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58/k fıkrası kapsamında yapılan işlemlerin bildirilmesine ilişkin bir hüküm mevcut olmadığından anılan kanunun ilgili fıkrası kapsamında yapılan işlemler için bildirim yükümlülüğünüz bulunmamaktadır.

IPA II ÇERÇEVE ANLAŞMASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA II) Çerçeve Anlaşması imzalanmış, 6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunmuş, 21/6/2015 tarih ve 29393 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 22/6/2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Anılan Anlaşmanın vergi istisnalarına ilişkin usul ve esasları ise 13/2/2016 tarih ve 29623 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Sıra No.lu IPA II Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

Anılan Tebliğin;

4.2.2.6. KDV İstisna Sertifikasının Kullanılması başlıklı bölümünde, "KDV İstisna Sertifikası kullanmak suretiyle Birlik Sözleşmesi kapsamında temin edilecek mal, hizmet ile yapılan işler için Tedarikçi tarafından düzenlenecek fatura tutarı ya da aynı Birlik Sözleşmesi kapsamında aynı Tedarikçiden yapılacak alımların toplam tutarının (KDV Hariç) 15 000 TL'yi aşması durumunda Birlik Yüklenicisi öncelikle Tedarikçi ile bir örneği Tebliğin ekinde (EK-7) yer alan "Tedarik Sözleşmesi" yapacaktır. Söz konusu Tedarik Sözleşmesine konu mal, hizmet ve işlerin Birlik Sözleşmesi kapsamında olduğunun Hibe Yararlanıcısı tarafından "Bu Tedarik Sözleşmesinde yazılı alımlar ...... tarih ve ...... sayılı Birlik Sözleşmesi kapsamında yapılmıştır" şeklinde şerh düşülerek onaylanması halinde bu mal teslimi, hizmet ifası ve işler için KDV hesaplanmayacaktır.

Birlik Yüklenicisinin aynı zamanda Hibe Yararlanıcısı olması durumunda, söz konusu Tedarik Sözleşmesi Birlik Yüklenicisinin gerçek kişi olması durumunda kendisi tarafından, tüzel kişi olması durumundaysa tüzel kişiliğin konu ile ilgili imzaya yetkili yöneticisi tarafından onaylanması gerekmektedir.

Birlik Yüklenicisi ve Tedarikçi, EK-7'deki bilgileri ihtiva etmek kaydıyla Tedarik Sözleşmesinin şeklini serbestçe tayin edebilirler.

Tedarikçi, Birlik Yüklenicisi ile yaptığı ve Hibe Yararlanıcısı tarafından onaylanmış Tedarik Sözleşmesinin ve Birlik Yüklenicisinde yer alan KDV İstisna Sertifikasının kendisine ibraz edilmesi halinde, söz konusu Tedarik Sözleşmesinin ve sertifikanın Birlik Yüklenicisi tarafından "Aslının Aynıdır" şeklinde onaylanan birer örneğini almak ve Birlik Yüklenicisine düzenlediği fatura veya benzeri evrakta "6647 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan IPA II Çerçeve Anlaşmasının 28/2. maddesi gereğince, ............tarih ve .............. sayılı KDV İstisna Sertifikasına istinaden KDV hesaplanmamıştır" şeklinde şerh düşmek suretiyle KDV hesaplamayacaktır.

Birlik Yüklenicisinin KDV İstisna Sertifikası kullanmak suretiyle Birlik Sözleşmesi kapsamında temin edeceği mal, hizmet ile yapılan işler için Tedarikçinin düzenlediği fatura tutarı ve aynı Birlik Sözleşmesi kapsamında aynı Tedarikçiden yapılacak alımların toplam tutarı (KDV Hariç) 15 000 TL'nin altında ise; Tedarik Sözleşmesi yapmak ve Hibe Yararlanıcısına onaylatmak şartı aranmaksızın, KDV İstisna Sertifikasının ibrazı ve bir örneğinin verilmesi ile yukarıdaki şerh düşülerek düzenlenecek fatura veya benzeri evrakta KDV hesaplanmayacaktır.

Birlik Yüklenicisi, Birlik Sözleşmesi kapsamında KDV İstisna Sertifikası kullanarak KDV'siz yapmış olduğu alımlar ile KDV İstisna Sertifikası kullanmaksızın yapmış olduğu KDV'li alımlarını ve KDV'nin konusuna girmeyen diğer harcamalarını, Tebliğin eki "IPA Alım Bildirimi"ne (EK-8) aktarıp Hibe Yararlanıcısına "Bu bildirimde yer alan alım ve harcamalar, ........ tarih ve ...... sayılı Birlik Sözleşmesi kapsamında yapılmıştır" şeklinde şerh düşülerek onaylattırmak suretiyle, KDV İstisna Sertifikasının alındığı tarihi takip eden takvim yılının başından başlamak üzere her yıl Şubat ayının son gününe kadar, yıl içerisinde sona eren sözleşmelerde sözleşme süresinin bittiği ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar, KDV iadesi talep edilen durumlarda ise her halükarda iade talebinde bulunulduğu tarihe kadar;

-KDV İstisna Sertifikasının üzerinde yazılı vergi dairesi müdürlüğüne/malmüdürlüğüne,

-KDV İstisna Sertifikasının alınmadığı durumlarda ise bu Tebliğin "4.2.3.1.1." numaralı bölümünde belirtilen KDV iadesi için yetkili vergi dairesi müdürlüğüne/malmüdürlüğüne,

bir dilekçe ekinde ıslak imzalı olarak gönderecektir.

Süresi takvim yılını aşan sözleşmelerde müteakip yıllarda yapılacak bildirimler, önceki dönemleri de içerecek şekilde kümülatif olarak yapılacak ve son bildirim elektronik ortamda da (cd, dvd, flash disk vb.) yapılacaktır. Herhangi bir alım olmadığı durumda, bu husus bir yazı ile yine aynı sürelerde ilgili makama bildirilecektir. KDV İstisna Sertifikasının alınmadığı durumlarda IPA Alım Bildirimi yalnızca KDV iadesi talebinde bulunulması halinde verilecektir.

Birlik Yüklenicisinin aynı zamanda Hibe Yararlanıcısı olduğu durumlarda söz konusu bildirimin; genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin Birlik Yüklenicisi olması durumunda bu idarelerin konu ile ilgili imzaya yetkili üst idari amiri; bunlar dışındaki Birlik Yüklenicilerinde ise gerçek kişi Birlik Yüklenicisinin kendisi tarafından, tüzel kişi Birlik Yüklenicilerinde ise tüzel kişiliğin konu ile ilgili imzaya yetkili üst yöneticisi tarafından onaylanması gerekmektedir.

IPA Alım Bildirimini (EK-8) verme zorunluluğu KDV İstisna Sertifikası alındıktan sonra başlamaktadır. İlk bildirim ile birlikte, Sözleşmenin imza tarihinden itibaren yapılan bütün alımlar bildirilecektir."

4.2.4.5. Müteselsil Sorumluluk başlıklı bölümünde, "Tedarikçilerin bu Tebliğ hükümlerine aykırı olarak KDV istisnası uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim ve hizmeti yapan Tedarikçiler ile birlikte teslim veya hizmet yapılanlar da müteselsilen sorumlu olur. Kendilerine KDV İstisna Sertifikası ibraz edilen Tedarikçiler, Tebliğdeki usul ve esaslara uygun olarak istisna kapsamında işlem yaparlar. Daha sonra işlemin, istisna için gerekli şartları baştan taşımadığı ya da şartların sonradan ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet yapılan Birlik Yüklenicisinden aranır. Tedarikçinin indirim işlemleri ve iade talebi ise Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilen usul ve esaslar kapsamında yerine getirilir."

açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre, KDV İstisna Sertifikası ibraz edilen Tedarikçilerin IPA II Çerçeve Anlaşması Genel Tebliğine uygun olarak istisna kapsamında işlem yapmaları gerekmekle birlikte, yapılan işlemin daha sonra istisna için gerekli şartları baştan taşımadığı ya da şartların sonradan ihlal edildiğinin tespiti halinde, Birlik Sözleşmesi çerçevesinde tespit edilen uygun olmayan harcama tutarı kapsamında ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamların Birlik Yüklenicisinden aranılması gerekmektedir.

Ayrıca, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Tedarikçilerin IPA II Çerçeve Anlaşması Genel Tebliği düzenlemelerine uygun olmayan bir şekilde KDV istisnası uygulamaları halinde, istisna uygulaması nedeniyle ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, zam ve faizlerden Birlik Yüklenicileri ile birlikte Tedarikçiler de müteselsilen sorumlu olacaktır.

Diğer taraftan, mezkur Tebliğe göre Birlik Sözleşmesi kapsamında yapılan mal teslimi, hizmet ifası ve işler nedeniyle yapılması gereken bildirimlerin Birlik Yüklenicisi tarafından yapılması gerektiğinden, Tedarikçi olarak sunduğunuz mal teslimi ve hizmetler nedeniyle IPA Alım Bildirimi (EK-8) verme yükümlülüğünüz bulunmamaktadır.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

3065 sayılı KDV Kanununun;

-1/1 inci maddesinde, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,

-11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu,

-12/2 nci maddesinde, bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurt dışında faydalanılması gerektiği,

-13/n maddesinde, 21/6/1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu hükümlerine göre poşetlenerek satılanlar hariç olmak üzere basılı kitap ve süreli yayınların tesliminin KDV'den istisna olduğu,

hüküm altına alınmıştır.

KDV Genel Uygulama Tebliğinin,

-"İstisnanın Tevsiki ve Beyanı" başlıklı (II.A.2.2.)  bölümünde;

"Hizmet ihracına ilişkin istisna, yurtdışındaki müşteriye düzenlenen hizmet faturası ile tevsik edilir. Hizmet faturalarının firma yetkililerince onaylı fotokopileri veya dökümlerini gösteren liste verilir. Bu belgelerin istisnanın beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde bir dilekçe ekinde ibrazı gerekir. İstisnanın beyanı için, hizmete ait ödeme belgesinin (bedelin Türkiye'ye getirildiğini tevsik eden bir belge, banka dekontu vb.) temin edilmiş olması zorunlu değildir.

İhracat istisnası, hizmetin ifa edildiği vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir. Beyan, yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin tamamlandığı/ifa edildiği dönem beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığında "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda 302 kod numaralı işlem türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır.

Bu satırın, "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa hizmetin bedeli girilir. "Yüklenilen KDV" sütununa ise bu hizmetin bünyesine giren, Tebliğin (IV/A3) bölümündeki açıklamalar dikkate alınarak hesaplanan KDV tutarı yazılır. İade talep edilmemesi halinde, "Yüklenilen KDV" alanına "0" yazılır."

"İstisnanın Beyanı" başlıklı (II.B.17.3.

)  bölümünde;

"Bu istisna kapsamında yapılan teslimler, teslimin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin "İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler" kulakçığının, "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 335 kod numaralı "Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri" satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın "Teslim ve Hizmet Tutarı" sütununa istisnaya konu teslimin KDV hariç tutarı, "Yüklenilen KDV" sütununa bu teslimlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, "Yüklenilen KDV" sütununa "0" yazmalıdır."

açıklamaları yapılmıştır.

Buna göre, 3065 sayılı KDV Kanununun 11/1-a maddesi kapsamındaki işlemlerinize ilişkin belgelerin, istisna kapsamındaki işlemin beyan edildiği dönemde beyanname verme süresi içinde verilecek bir dilekçe ekinde ibrazı gerekmektedir.

Diğer taraftan, 3065 sayılı KDV Kanununun 13/n maddesi kapsamında yapılan teslimlerde, teslimin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin "Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler" tablosunda, 335 kod numaralı "Basılı Kitap ve Süreli Yayınların Teslimleri" satırı aracılığıyla beyan edilmesi yeterli olacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.