T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Ankara Defterdarlığı
Gelir Kanunları KDV ve ÖTV Grup Müdürlüğü
Sayı
:
E-84974990-130[KDV5-İ-1-2025/46]-470101
22.08.2025
Konu
:
Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen turizm belgesi ve plaket bedellerinde KDV iadesi
İlgi
:
… tarihli özelge talep formunuz.
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzla, Kültür ve Turizm Bakanlığının 12/3/1982 tarih ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında turizm yatırım ve işletmelerine uygulanacak katkı payı, teminat, belge ve plaket iş ve işlemlerine ilişkin hizmetlerin Bakanlığınız Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülmekte olduğu belirtilerek, bu hizmetler karşılığında Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünüz tarafından tahsil edilen bedellerin KDV'nin konusuna girip girmediği hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ile iş ortaklıklarının kazançlarının kurumlar vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun 2 nci maddesinde iktisadi kamu kuruluşları, kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış olup anılan maddenin üçüncü fıkrasında, Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; maddenin altıncı fıkrasında da iktisadi kamu kuruluşlarının kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamaları içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği; (2.4.) bölümünde ise iktisadi işletmelerin belirgin özelliklerinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu; Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı; dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri, kazanç gayesi güdüp gütmediklerine, faaliyetin kanunla verilmiş görevler arasında bulunup bulunmamasına, tüzel kişiliğe sahip olup olmamalarına, bağımsız muhasebelerinin bulunup bulunmamasına, kendilerine tahsis edilmiş sermaye veya iş yerlerinin olup olmadığına bakılmaksızın vergiye tabi tutulacakları; ayrıca, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği; kazanç sağlama amacı olmasa dahi işletmenin konusunun ve faaliyetinin, her türlü mal ve hizmet satışı ya da bunlara benzer şekillerde olması ve devamlı surette yapılması durumlarında da dernek veya vakıflara ait iktisadi işletme oluştuğunun kabul edileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
Ayrıca, iktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekir; aksi hâlde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyecektir.
Buna göre, Müdürlüğünüzün katkı payı, teminat, belge ve plaket bedelleri adı altında elde ettiği gelirlerin, Bakanlığınızın asli görevleri arasında kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde sadece Bakanlığınız uhdesinde yürütülen hizmetler karşılığında elde edilmesi halinde, söz konusu gelirler dolayısıyla bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacak ve kurumlar vergisi mükellefiyeti de tesis edilmeyecektir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;
-1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
-1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu,
hükme bağlanmıştır.
KDV Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-2.1.) başlıklı bölümünde;
"3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dâhil idareler, özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiye tabi değildir.
...
Öte yandan yukarıda sayılan kuruluşlara ait veya tabi olan veya bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar, iktisadi işletme olarak mütalaa edilir. Bunların ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyetleri vergiye tabi tutulur. Bu çerçevede belediyelere bağlı otobüs, havagazı, su, elektrik, mezbaha, soğuk hava deposu vb. işletmeler ile döner sermayeli kuruluşlar, istisna kapsamına girmeyen faaliyetleri dolayısıyla vergiye tabi olurlar."
açıklamaları yer almaktadır.
Buna göre, Müdürlüğünüzün katkı payı, teminat, belge ve plaket bedelleri adı altında elde ettiği gelirlerin, Bakanlığınızın asli görevleri arasında kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde sadece Bakanlığınız uhdesinde yürütülen hizmetler karşılığında elde edilmesi halinde, söz konusu gelirler dolayısıyla bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacağından, söz konusu katkı payı, teminat, belge ve plaket bedelleri üzerinden KDV hesaplanmayacaktır.
Aksi halde, Bakanlığınız bünyesinde oluşan iktisadi kamu kurumunun işlemleri 3065 sayılı Kanunun 1/3-g maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.