T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Kocaeli Defterdarlığı
Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü
ACELE
Sayı
:
E-97726449-130-234588
26.12.2025
Konu
:
Belediye tarafından verilen denetim muayene ve kontrol hizmetlerinde KDV
İlgi
:
a)
… tarihli ve … gelen evrak sayılı özelge talep formunuz.
b)
… tarihli ve … gelen evrak sayılı özelge talep formunuz.
İlgi (a) ve (b)'de kayıtlı özelge talep formlarınızda Belediye Başkanlığınızca, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa istinaden her yıl gelir tarifesinin Belediye Meclisine onaylatılıp uygulandığı belirtilerek Yapı ve Kontrol Müdürlüğünüz ve İmar ve Şehircilik Müdürlüğünüzce, İlçeniz sınırlarında sadece Belediyeniz tarafından mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlar gözetilerek denetim, muayene ve kontrol için oluşturulan ve özelge talep formlarınız ekinde gönderilen ücret tarifesi kalemlerinin katma değer vergisine (KDV) konu olup olmadığı, konu olanların KDV oranları hususunda Defterdarlığımız görüşü talep edilmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1.) bölümünde iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, Tebliğin (2.4.) bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
Anılan Tebliğin (2.4.) bölümünde, iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır.
Öte yandan, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "Ücrete tabi işler'' başlıklı 97 nci maddesinde;
"Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.''
hükmüne yer verilmiştir.
31 seri no.lu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliğinin "Ücretin konusu ve kapsamı'' başlıklı bölümünde ise,
"2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde, belediyelerin; bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları belirtilmiş olup, belediyeye tekel olarak verilmiş işlerin kendi özel hükümlerine tabi olacağı hükme bağlanmıştır.
272 sayılı Belediye Kanununun 59 uncu maddesinin (e) fıkrasında, belediye meclisi tarafından belirlenecek tarifelere göre tahsil edilecek hizmet karşılığı ücretler, belediyelerin gelirleri arasında yer almaktadır.''
ifadelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Belediyeniz Yapı ve Kontrol Müdürlüğü ile İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında belediye sınırları içerisinde yürütülen denetim, muayene ve kontrol hizmetlerinin, belediyelerin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde sadece belediye uhdesinde yürütülen hizmetlerden olması nedeniyle bu hizmetler dolayısıyla anılan Belediye bünyesinde bir iktisadi kamu kuruluşu oluşmayacak ve kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi söz konusu olmayacaktır.
Ancak, söz konusu faaliyetlerin piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliğine neden olabilecek nitelikte yürütülmesi halinde adı geçen Belediye bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edileceği tabiidir.
KATMA DEĞER VERGİSİ (KDV) KANUNU YÖNÜNDEN
3065 sayılı KDV Kanununun;
-1/1 inci maddesinde; Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında; ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit olunacağı,
-1/3-g maddesinde ise, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV'ye tabi olduğu
hüküm altına alınmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Belediyenizce, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında belediye sınırları içerisinde yürütülen denetim, muayene ve kontrol hizmetlerinin, belediyelerin kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla herhangi bir ticari amaç güdülmeksizin ve piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliği yaratmayacak şekilde icra edilmesi halinde söz konusu hizmetlere ilişkin ücret tarifesinde yer alan bedel üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.
Ancak, söz konusu faaliyetlerin piyasa ekonomisi içerisinde rekabet eşitsizliğine neden olabilecek nitelikte yürütülmesi halinde ise Belediyeniz bünyesinde oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde KDV mükellefiyetinin tesis ettirilmesi gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.